Hayat denen bu yolculukta ergen çocuk annesi olmanın zorluklarını yaşadığım bir yoldan geçiyorum.
Bu yol oldukca zor ve çetin
Bu yolu gecmek için kesinlikle yardım gerekiyor.Buna gücünüz yoksa Peygamber sabrına ihtiyaç duyuyorsunuz
Daha geçen yıla kadar ne güzel bizim ergenlik sorunlarımız olmayacak, diye sevinirken sevgili oğlum bir yıldır resmen canıma okuyor.
Bana veya babasına karşı herhangi bir saygısızlığı henüz olmadı ama bu ileride olmayacak anlamına gelmiyor.
Yaşadığım ve şikayetci olduğumuz sorunlardan biraz bahsedeyim:)
Sorunlara sebep olan zatı muhterem anadolu lisesi öğrencisidir.Kendisi cevresinde beğenilen bir fiziğe sahip olunca pesindeki kizlar kacmasin diye dersleri kaçırıp ilk dönem yazılılarında 7 zayıfla karşımıza çıkmıştır.Tüm okul hayatı boyunca derslerine giren öğretmenlerin hepsinin genel düşüncesi "zehir gibi zekaya sahip biri" bu sözleri doğrular ve 7 zayıftan ilk karnemizde 1 zayıfa kadar düşürür ve bunu bir aylık çalışma sonrası gerçekleştirir...Kendisi tuttuğu takım olan galatasaray gibidir...Önce bir gol yer sonra aklı başına gelir saldırır maçı kazanmak için...İkinci dönemde pek parlak bir dönem geçirdiğimizi söyleyemem...Yıl sonu ortalamasında 2 zayıfla sorumlu bir üst sınıfa atlamıştır kendisi...
Bu yıl aklı başına gelen anne/baba olarak evde bazı kurallar alma zorunluğunu hissettik.Biz bu yaşadığımız süreç içerisinde televizyon, bilgisayar ve cep telefonu denen muhteşem üçlünün bir insanın hayatını nasıl yavaş yavaş mahvedeceğini çok iyi anladık.Mümkün olduğunca bu üçlüyü çocuklardan uzak tutmamız konusunda fikir birliğine vardık anne/baba olarak.
Cuma ve Cumartesi gunleri disinda aksamlari evde muhteşem üçlünün kullanımını yasakladık.Gün içinde herhangi bir kural yok.Tabi beklediğimiz gibi sevgili oğlumuz çok sert bir şekilde ilk kez bize karşı geldi.Bu kuralı çok saçma buldu:) Şuan hala kurala uymamak için direniyor ama kabullenmekten başka seçeneği yok.
Eskiden bu üçlü var mıydı? Hayır.
Yaşanmıyor muydu? gayet güzel yaşıyorduk.
Şimdi hemen her evde bu üçlüye tutsak yetişkinler ve gençler görüyoruz.Hadi üçünü birden kullanmıyoruz, diyelim ama en azindan televizyonun karşısında tükenen hayatlar yaşamıyor muyuz?
Kendi adıma cevaplamam gerekirse kullandığım sadece bilgisayar, onunda bir dönem bağımlısı olan ama sonra bu bağımlılığın farkına varıp kabullenen, şimdilerde bu bağımlılıktan kurtulmuş biri olarak diyebilirim ki BU ÜÇLÜ OLMADAN HAYAT ÇOK DAHA ANLAMLI VE GÜZEL YAŞANIYOR
Biz biraz geç kaldık ama henüz çocuğu küçük olan annelere önerim; akşamları ne olursa olsun televizyonu,bilgisayarı ve cep telefonlarınızı kapatın....Bunların yerine ailece bir kitap okuyabilirsiniz.Bu kitap hakkında düşüncelerinizi paylaşabilirsiniz.Okuduğunuz kitaplari yarıda bırakıp çocuğunuzun tamamlamasını sağlayıp hayal dünyasını geliştirebilirsiniz.Satranç, kızma brader gibi oyunlar oynayabilirsiniz.Bu oyunlar çocuğunuzun özgüvenini kazanmasında yardımcı oluyor.
Ve mutlaka ama mutlaka çocuğunuzun bir spor dalıyla ilgilenmesini sağlayınız.Spor çocukların içinde biriken enerjilerini dışarı atmalarına yardımcı oluyormuş.En önemlisi çocuğunuzun arkadaş seçimine dikkat ediniz.Sizin özenerek büyüttüğünüz, koruyup kolladığınız yavrunuz gün gelip yanlış arkadaşlıkların kurbanı olmasın.
Şuan bu yolun başındayım.Biliyorum bir gün bu yolunda sonu gelecek ve ben diliyorum bu yolu en az hasarla geçeriz.Yolun sonunda yeniden eski başarılı oğluma kavuşmayı istiyorum
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder